İnnovia 4 inşaatı mağdurlarından eylem: İnşaat baronları cezalandırılsın



İnnovia 4 inşaatı mağdurlarından eylem: İnşaat baronları cezalandırılsın
İçindekiler

Parasını ödedikleri konutların teslim edilmemesi yüzünden yıllardır adalet arayan İnnovia 4 projesi mağdurları dün İstanbul'da Yeşil Holding önünde bir basın açıklaması yaptı.

İstanbul Esenyurt’ta 2015 yılında bitirilmesi öngörülen Innovia 4 projesinde konut alan insanlara evleri teslim edilmemiş, 2018 yılında inşaat durmuştu.

Hak sahipleri parasını ödedikleri evlerine taşınmak isterken yıllardır talepleri yerine getirilmedi.

Innovia 4 inşaatı mağdurları dün Yeşil Holding binası önünde yaklaşık 300 kişiyle bir basın açıklaması yaparak seslerini duyurmaya çalıştı.

Eylemin ardından mağdurları temsilen 5 kişilik bir heyet şirket yetkilileri ile görüştü.

Çıkan sonuç ise belediyeden kat maliki belgesinin alınması için tüm arsa sahiplerinin ilgili belediyede bu raporu imzalaması gerektiği oldu.

soL'a konuşan mağdurlardan Yakup Akbaş "Bu da bir yanıltmadır. İki büyük arsa ve hak sahibi belediyedeki bu raporu imzalamak istemiyor çünkü şirketle olan ticari ilişkilerinde daha fazla hak alma peşindeler" dedi.

'3 binin üzerinde mağdur var'


Akbaş şunları kaydetti:

"Toplamda 6 binin üzerinde daire olan projede, inşaat sahibi Yeşil GYO (Engin Yeşil) ve çok dairesi olan arazi sahipleri, çocuklarının rızkını buraya yatırmış 3 bin kadar hak sahibi mağduru oyalayarak süreci uzatıyor. Hak sahipleri parasını ödedikleri evlerine taşınmak istiyor.

İstanbul’da yaklaşık 100 bin civarında büyük inşaat işletmeleri, hukuk ve bürokrasi arasında mağdur olmuş (dolandırılmış) inşaat mağduru olduğu düşünülüyor. İnnovia 4'te ise yaklaşık 6 bin konutluk projede (2011 yılında inşaata başlandı) ödemesini tamamlamış 3 binin üzerinde mağdur var. Çünkü aradan geçen bu kadar süre boyunca hak sahiplerinin bir kısmı hukuki süreçler geçirerek hissesini şirkete sattı, bir kısmı ise takibi bırakarak vazgeçti."

Sözleşmelerde 2011'de başlayan inşaatın 2013 yılında tamamlanacağının bildirilmesine rağmen dönemin Esenyurt Belediyesi ile ilgili sorunlardan dolayı teslimin 2015 yılına ertelendiğini kaydeden Akbaş "İnşaat dönemi FETÖ operasyonlarına denk gelmiş piyasada inşaat maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde Yeşil GYO adeta yurt dışına kaçarak inşaatı bırakmıştır. 2015 yılından 2018 yılına ticari davalar ve hukuk davaları ile hak sahipleri oyalanmış 2018 yılında inşaat tamamen durdurulmuştur" dedi.

İnşaatın bir yılan hikayesine döndüğünü aktaran Akbaş "Yeşil GYO’nun patronu adeta hak sahiplerinin parasına çökmüş, türlü hukuksal bahanelerle süreci bugünlere kadar getirmiştir. Bütün bunlar, onlarca dava, şikayet, belediyelere yapılan baskılar tamamen yetkililerin gözleri önünde olmuştur. Buna rağmen ortada ne bir ceza ne bir tazmin ne de tamamlanmış bir dava vardır" diye konuştu.

İnnovia 4 mağdurları yaşananın "aleni dolandırıcılık" olduğunu belirterek devletten çözüm bulmasını talep ediyorlar.

Mağdurlar taleplerini şöyle dile getiriyorlar:

“Bürokrasi denetleme görevini yerine getirseydi böylesi mağduriyetler yaşanmazdı. Aleni dolandırıcılık yapamazlardı. Yargı çok ağır işlemektedir. Yeni düzenlemeler yeni yasalar çıkması gerekmektedir. Çözümü yine devlet yapmalıdır. Kanun tanımayan inşaat firmalarına denetim yapılmalıdır. Çocuklarımızın hayallerini çalan bu nitelikli dolandırıcılara gerekli ceza mutlaka ama mutlaka verilmelidir. Adalet tecelli etmelidir. Yetkililerden tek isteğimiz budur. Tüm devlet yetkililerimiz, siyasi parti liderlerimiz, Adalet teşkilatlarımız lütfen haklı haykırışımızı duyun. Duyduğunuzu biliyoruz. Duymakla kalmayın. Lütfen gereğini yapın. 

Alınterimizi istiyoruz.
Acil çözüm istiyoruz.
İnşaat baronlarına gereken cezanın verilmesini istiyoruz.
Devletin bizlere sahip çıkmasını istiyoruz.
Çocuklarımızın hayallerini çaldılar geri istiyoruz. 
Ruhsat izni alan inşaat geri başlasın istiyoruz.
Evlerimizi İstiyoruz."
Proje mağdurlarından Yakup Akbaş bu eylemin Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin yaralarının halen sarılamadığı, yasın sürdüğü, devletin örgütsüzlüğü ve koordinasyonsuzluğunun halkın bilincinde iyice belirdiği günlerde yapılmasına dikkat çekerek şunları söyledi:

"İnsanların güvenli konut talepleri kendi paraları ile bile bu vahşi piyasa ortamında sağlanamıyor. Ne devlet inşaat baronlarına had bildiriyor ne de sağlıklı varsaydığımız konutlara parasını versek bile ulaşamıyoruz. Kimi kumdan demirden çalarak insan hayatı ile oynuyor kimi insanların parasını nitelikli dolandırıcılık usulleriyle milletin cebinden çalıyor ve arsızca çalmaya devam ediyor. Çünkü kabası biten inşaat orada durdukça değer kazanıyor. İnsanlar ise kirada oturuyor ya da güvensiz konutlarda İstanbul depremini bekliyor.

Bu insanlara eğer bir arada durup seslerini ve güçlerini katlamazlar ise devlet yardım etmeyecek, toplumun her alanda örgütlü olarak kalması gerektiğini kendi deneyimleri ile öğrenmezler ise, inşaat baronları onların paralarına devletin gözü önünde çökecek. Ama kazanabilirler."