BBVA'dan Türkiye İçin Dikkat Çeken Rapor: Avrupa'nın Açığını Kapatabilir



BBVA'dan Türkiye İçin Dikkat Çeken Rapor: Avrupa'nın Açığını Kapatabilir
16px
32px

Küresel savunma harcamalarındaki artış ve ülkelerin askeri kapasitelerini güçlendirme arayışı, savunma sanayisinde yeni fırsatları beraberinde getiriyor. BBVA Research, Türkiye'nin özellikle bazı kritik alanlarda Avrupa'nın ihtiyaçlarını karşılayabilecek tamamlayıcı bir üretici konumuna gelebileceğini değerlendirdi.

BBVA Research'ün 25 Eylül 2026 tarihli "Türkiye | Defense Industry Potential" başlıklı raporunda, dünyada savunmaya yönelik talebin geçici olmaktan çıkarak daha kalıcı ve yapısal bir döneme girdiğine işaret edildi. Jeopolitik gerilimler, yükselen askeri harcamalar ve savaş teknolojilerindeki değişimin, ülkeleri hem mevcut kapasitelerini yenilemeye hem de yeni teknolojilere yatırım yapmaya yönelttiği belirtildi.

Avrupa'nın Savunma Sanayisindeki Açıklar Öne Çıktı

Rapora göre Avrupa geniş bir savunma sanayisi altyapısına sahip olsa da üretim kapasitesini büyütme, ihtiyaçlara hızlı yanıt verme ve stokları yenileme konusunda bazı darboğazlarla karşı karşıya.

Bu ihtiyaçların özellikle entegre hava ve füze savunması, İHA karşıtı sistemler, insansız hava araçları ve dolanan mühimmat, uzun menzilli ateş gücü ile mühimmat stoklarında yoğunlaştığı ifade edildi.

Türkiye Için Öne Çıkan Alanlar Belli Oldu

BBVA Research, Türkiye ile Avrupa arasındaki kısa vadeli en güçlü eşleşmenin İHA ve silahlı İHA'lar ile mühimmat ve stok yenileme alanlarında görüldüğünü belirtti.

Bunların ardından İHA karşıtı sistemler, dolanan mühimmat, belirli hava savunma katmanları, istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR), elektronik harp ve zırhlı araçların iş birliği potansiyeli taşıdığı kaydedildi.

Avrupa Pazarına Giriş Için Iş Birliği Vurgusu

Raporda, üretim kabiliyetlerinin Avrupa'nın ihtiyaçlarıyla örtüşmesinin tek başına pazara erişim için yeterli olmadığına da dikkat çekildi. Avrupa Birliği'nin tedarik kuralları ve özellikle SAFE kapsamında uygulanan yerli içerik ile tasarım yetkisine ilişkin şartların bu süreçte belirleyici olabileceği ifade edildi.

Bu nedenle Türkiye ile Avrupa arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin yalnızca doğrudan ihracat üzerinden ilerlemesinin beklenmediği belirtildi. Ortak üretim, yerel montaj, ortak girişimler, tedarik zincirlerinin birbirine entegre edilmesi ve tarafların kabul edebileceği teknoloji paylaşımı modellerinin giderek daha fazla önem kazanacağı değerlendirildi.

Türkiye Farklı Pazarlara Açılıyor

Türkiye'nin Avrupa'nın yanı sıra Afrika, Asya ve Körfez ülkelerinde de hem ihracat pazarlarını hem de iş birliği modellerini çeşitlendirdiği kaydedildi. Yurt içinde ise savunmayla bağlantılı faaliyetlerin yüksek teknolojili imalat içerisindeki payının arttığı belirtildi.

Raporda, savunma sanayisindeki bu ivmenin önümüzdeki dönemde korunabilmesi için teknoloji yatırımlarının kritik önem taşıdığına dikkat çekildi. Yapay zeka, otonom sistemler, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve diğer ileri teknoloji alanlarında sağlanacak ilerlemenin sektörün geleceği açısından belirleyici olacağı ifade edildi.