Dünyanın En Ağır Böceği, Yok Olmanın Eşiğinden Geri Dönüyor
Dünyanın en ağır böcek türü olarak bilinen dev wētāpunga, yıllar süren koruma çalışmalarının ardından Yeni Zelanda doğasında yeniden çoğalmaya başladı. Yetişkin dişileri bir fare ağırlığına ulaşabilen bu gececil böceklerin vücut uzunluğu yaklaşık 10 santimetreyi, bacak açıklığı ise 20 santimetreyi bulabiliyor.
Wētāpunga geçmişte Yeni Zelanda'nın Kuzey Adası boyunca yaygın olarak görülüyordu. Ancak insanların bölgeye getirdiği kedi, sıçan ve sansar gibi yırtıcıların yayılması, buna doğal yaşam alanlarının kaybı da eklenince türün popülasyonu hızla çöktü. 1990'lara gelindiğinde nesli tehlike altında kabul edilen böceğin anakaradaki varlığı tamamen sona ermiş, geriye yalnızca Hauraki Körfezi'ndeki tek bir adada yaşayan küçük bir topluluk kalmıştı.
Bu tabloyu tersine çevirmek için başlatılan üretim programı zaman içinde oldukça geniş bir ölçeğe ulaştı. Son 15 yılda bilim insanları tarafından yetiştirilen yaklaşık 11 bin wētāpunga, Yeni Zelanda genelinde seçilen 10 koruma alanına bırakıldı. İzleme çalışmaları, bazı bölgelerde böceklerin dışarıdan destek almadan çoğalmayı sürdürdüğünü ve dördüncü nesle kadar ulaştığını ortaya koydu.
Bu gelişmenin ardından türün koruma statüsü de "ulusal düzeyde tehlikede" kategorisinden "ulusal düzeyde artışta" seviyesine çıkarıldı.
Koruma Programı Altı Yetişkinle Başladı
Türü yok olmaktan kurtarmaya yönelik en önemli adımlardan biri 2008'de atıldı. Doğada kalan popülasyondan altı yetişkin wētāpunga alınarak Auckland Hayvanat Bahçesi ile özel bakım merkezlerine götürüldü ve kontrollü üretim programı başlatıldı. Kapalı ortamda yetiştirilen yavrular için de özel bir beslenme düzeni oluşturuldu. Böcekler taze yeşillikler ve yaprak döküntülerinin yanı sıra protein ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla balık yemleriyle beslendi. Böylece doğaya bırakılabilecek sağlıklı bireylerin sayısı yıllar içinde artırıldı.
Wētāpunga'nın gececil ve otçul yapısı, üretim ve yeniden yerleştirme çalışmalarında doğal davranışlarının da dikkate alınmasını gerektirdi. Yetiştirilen bireyler rastgele alanlara bırakılmak yerine, yırtıcı baskısının ortadan kaldırıldığı veya büyük ölçüde azaltıldığı korunaklı bölgelere taşındı.
45 Ayrı Salımla 10 Koruma Alanına Yayıldılar
New Zealand Journal of Zoology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre wētāpunga için sekiz yırtıcısız ada ile çevresi koruma altına alınmış iki kara alanı seçildi. Bu bölgelere toplam 45 ayrı salım gerçekleştirildi.
Özellikle Motuora ve Tiritiri Matangi adalarındaki sonuçlar, programın kalıcı bir popülasyon oluşturabildiğini gösterdi. Her iki adada da en az dört nesildir doğal yollarla yeni bireylerin dünyaya geldiği belirlendi. Böylece wētāpunga'nın yalnızca koruma merkezlerinde çoğaltılmadığı, doğaya bırakıldıktan sonra da kendi yaşam döngüsünü sürdürebildiği ortaya çıktı.
Toplamda yaklaşık 11 bin bireyin doğaya kazandırıldığı program, bir dönem anakarada tamamen ortadan kaybolan tür için önemli bir geri dönüş sağladı. Uzmanlar şimdi wētāpunga için geliştirilen yoğun üretim ve yeniden yerleştirme yöntemlerinin, Yeni Zelanda'daki diğer tehdit altındaki omurgasız türlerinin korunmasında da kullanılmasını hedefliyor.