Filistin’de işgal planı büyüyor: Dünya ‘dur’ diyor İsrail umursamıyor
Filistin topraklarında yıllardır tartışma konusu olan E1 yerleşim projesi, İsrail hükümetinin attığı son adımla yeniden uluslararası gündemin merkezine oturdu. İsrail yönetiminin işgal altındaki Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasında stratejik bir koridor oluşturmayı amaçlayan proje kapsamında 1234 konutluk ilk ihale ilanını yayımlaması, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere çok sayıda ülkenin tepkisini çekti. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Hollanda ve Norveç liderleri tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İsrail hükümetinin E1 yerleşim projesi için inşaat ihaleleri yayımlama kararının “kabul edilemez” olduğu belirtildi.
Yedi ülkenin açıklamasında E1 projesinin yalnızca yeni konutların inşa edilmesinden ibaret olmadığına dikkat çekildi. Projenin Batı Şeria’yı bölerek Filistin topraklarının bölgesel bütünlüğüne zarar vereceği ve iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflatacağı ifade edildi. Açıklamada, uluslararası toplumun İsrail’in yerleşim politikasına uzun süredir karşı çıktığı, bu konudaki endişelerin hem diplomatik görüşmelerde hem de kamuoyu önünde defalarca dile getirildiği hatırlatıldı. Batılı yedi ülke, İsrail hükümetine planları geri çekme ve Batı Şeria’daki yerleşim genişlemesini sona erdirme çağrısında bulundu.
Önceki Abd Yönetimi E1’I Durdurmuştu
Proje, Doğu Kudüs’ün doğusunda bulunan Maale Adumim yerleşimini Batı Kudüs’e bağlayacak yeni bir yerleşim alanı oluşturulmasını öngörüyor. Tarihsel olarak Doğu Kudüs’ün parçası kabul edilen ancak bugün Ayrım Duvarı’nın Batı Şeria tarafında kalan Ayzeriye çevresindeki Filistin toprakları da projenin etkilediği bölgeler arasında bulunuyor. Proje kapsamında 4 binden fazla konut ve otel inşa edilmesi planlanırken, yaklaşık 12 bin dönümlük Filistin toprağının 1999 yılında proje için tahsis edildiği belirtiliyor. Önceki ABD yönetimlerinin baskısı nedeniyle proje uzun süre fiilen donduruldu. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Eylül 2025’te projeyi onaylamasıyla süreç yeniden hızlandı.
7 Ülke “Filistin’ezarar Verecek” Dedi
İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Hollanda ve Norveç’in ortak açıklamasında en fazla dikkat çeken ifadelerden biri, E1 projesinin iki devletli çözüm üzerindeki etkisine ilişkin oldu. Yedi ülke, projenin Batı Şeria’yı bölerek Filistin topraklarının bölgesel bütünlüğüne zarar vereceğini ve böylece iki devletli çözüm ihtimalini zayıflatacağını belirtti. İki devletli çözüm modelinde İsrail ile Filistin’in yan yana, güvenli ve tanınmış sınırlar içerisinde var olması hedefleniyor. Ancak Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişlemesi ve Doğu Kudüs’ün statüsüne ilişkin İsrail’in attığı adımlar, bu modelin uygulanabilirliği konusunda yıllardır tartışma yaratıyor.
İnşaat Şirketlerine Çağrı “Teklif Vermeyin Bölgeye Girmeyin”
Ortak açıklamada yalnızca Filistinliler açısından ortaya çıkabilecek sonuçlara dikkat çekilmedi. İsrail’in uluslararası konumunun da bu politikalardan zarar görebileceği belirtildi. Açıklamada, yerleşim planlarının yalnızca barıştan uzaklaşılmasına yol açmayacağı, aynı zamanda İsrail’in uluslararası konumunu daha da zayıflatacağı ifade edildi.
İnşaat şirketlerinden E1 kapsamındaki ihalelere teklif vermeyi değerlendirmemeleri istenirken, şirketlerin uluslararası hukukun ciddi ihlallerine dahil olma ihtimali nedeniyle hukuki ve itibari sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıldı. E1 projesine ilişkin tartışma, Batı Şeria’da İsrail askerleri ile yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırı ve baskınlarının arttığı bir dönemde yaşanıyor. Açıklamada, Batı Şeria’da sivillere yönelik yerleşimci şiddetinin eşi görülmemiş seviyelere ulaştığı ve Filistin ekonomisine ciddi kısıtlamalar uygulandığı belirtildi. Bu tablo, E1 projesinin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.
İsrail Ambulanslara Izin Vermedi Ölü Sayısı Arttı
Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana Batı Şeria’daki gerilim de önemli ölçüde yükseldi. Filistin makamları, bölgede düzenlenen askeri operasyonlarda çok sayıda kişinin öldürüldüğünü, yaralandığını ve gözaltına alındığını bildiriyor. İsrail ise operasyonlarını güvenlik gerekçeleriyle savundu. Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın aktardığı son olaylardan biri Cenin kentinde yaşandı.
Habere göre İsrail askerleri, Cenin kent merkezindeki ana kavşak bölgesinde bulunan Filistinli Fethi Hazım’ın evine baskın düzenledi. Ağır yaralanan Hazım’ın, İsrail güçlerinin bölgeye ambulansın ulaşmasına izin vermemesi nedeniyle kan kaybından hayatını kaybettiği öne sürüldü. Filistin makamları ayrıca Hazım’ın cenazesinin de İsrail askerleri tarafından alıkonulduğunu bildirdi. Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin kentinde bir başka olayda ise 14 yaşındaki Filistinli bir çocuk yaralandı.
Zeytin Ağaçları Yakıldı
Filistinlilerin yaşadığı bölgelerdeki baskı yalnızca insanlara yönelik operasyonlarla sınırlı kalmadı. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin de farklı bölgelerde saldırılar gerçekleştirdiği bildirildi. Filistin kaynaklarına göre El Halil’in güneyindeki Mesafir Yatta’da bulunan bir taş ocağındaki ağır araçlar ateşe verildi. Ramallah’ın kuzeybatısındaki Burka köyünde ise asırlık zeytin ağaçlarının yakıldığı bildirildi.
Albanese: “En Ahlaksız Ordu”
Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese de son gelişmeler hakkında sert açıklamalarda bulundu. Albanese, ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda İsrail ordusunu “en ahlaksız ordu” olarak niteledi. Albanese, Gazze ve Batı Şeria’da İsrail askerleri ile yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının devam ettiğini savundu. Batı Şeria’da su borularının kesildiğini belirten Albanese, Nablus kentine bağlı Kusra beldesinin kuşatma altında olduğunu ifade etti. Albanese ayrıca Gazze’deki yıkımın ve can kayıplarının da devam ettiğini söyledi. BM raportörü, ateşkes sonrasında İsrail’in saldırıları nedeniyle 300’ü çocuk 1200’den fazla kişinin öldüğünü ileri sürdü. İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları, uluslararası hukuk bakımından “soykırım” suçlamalarını da beraberinde getirdi.
Polonya’dan İsrail’e Diplomatik Tepki
İsrail’in Filistin politikasına ilişkin tartışmalar sürerken, Polonya ile İsrail arasında da ayrı bir diplomatik gerilim yaşandı. Polonya, Nisan 2024’te aralarında Polonya vatandaşı Damian Sobol’un da bulunduğu 7 Dünya Merkezi Mutfağı (WCK) çalışanının öldürüldüğü saldırıya ilişkin İsrail soruşturmasının kapatılmasına tepki gösterdi. Polonya Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Varşova Büyükelçisini bakanlığa çağırdı.