Rojin Kabaiş’in Amcası Ahmet Kabaiş, Bilal Erdoğan Görüşmesini Anlattı
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Diyarbakır ziyareti sırasında, Ulu Camii’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’dan kızının 2024 yılındaki şüpheli ölümünün aydınlatılması için destek istedi.
“Ateş Düştüğü Yeri Yakar. İnşallah Yargı İşini Yapar, Hiç Merak Etmeyin”
2020 yılında Tunceli’de şüpheli şekilde ölü bulunan Gülistan Doku soruşturmasına değinen Kabaiş, “Çok acı çektik. Tunceli’de ne olduysa Van’da da o oldu.” dedi. Bilal Erdoğan da Kabaiş’e “Ateş düştüğü yeri yakar. İnşallah yargı işini yapar, hiç merak etmeyin.” cevabını verdi.

“Çocuklarımızla ve Öğretmenlerimizle Oturup Sohbet Ettik”
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu’nda eşlik ettiği programda Gazi Caddesi esnafıyla bir araya gelen Bilal Erdoğan, daha sonra Zinciriye Medresesi’nde de incelemelerde bulundu. Diyarbakır ziyareti hakkında gazetecilere açıklama yapan Erdoğan, “Biz bugün Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) olarak geldik. Ben de başkan olarak hem icra kurulu üyelerimiz hem üye sivil toplum kuruluşlarımızın başkanları, yöneticileri geldiler. Düşündük ki eğitim öğretim yılının, okulların ilk gününde Diyarbakır’da gelelim. İki tane okul ziyaret ettik öğleden önce. Çocuklarımızla ve öğretmenlerimizle oturup sohbet ettik.” dedi.
“Bu Topraklarda Kardeşliği, Birliği Hâkim Kılmamız Çok Önemli”
Açıklamasında “Terörsüz Türkiye” sürecine de vurgu yapan Erdoğan, “Aslında bugün Diyarbakır’da olmamızdan temel maksat bu topraklarda kardeşliği, birliği hâkim kılmamız çok önemli ve özellikle çocuklarımızın geleceği için önemli” diyerek, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bugün bu meselelerin dününü, bugününü, yarınını konuşurken, değerlendirirken karar vericiler bizim çocuklarımızın, hepimizin çocukları olduğundan hareketle nasıl bu topraklarda bin yılı aşkın kardeşlik hukukunu yaşattıysak ve nasıl bu bizi güçlü kıldıysa, bugünden geleceğe yürürken de çocuklarımızın yaşayacağı yılların yine müreffeh, yine güçlü olması için yine bu kardeşlik ikliminin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyoruz. İnşallah şu anda sürdürülen “Terörsüz Türkiye” süreci bölgemizde olup bitenlerle birlikte değerlendirildiği zaman Türkiye’nin geleceği için, Türkiye’nin bu bölgede barışı temin eden ülkelerden en başta geleni olması için biz bunu çok kritik görüyoruz.”
“Terörsüz Türkiye” Sürecine Her Kesimden Destek Gelmeli
“Terörsüz Türkiye” sürecine her kesiminden destek gelmesi çağrısında bulunan Bilal Erdoğan açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Sivil toplum kuruluşları olarak bizim yapabileceğimiz bu bölgedeki paydaşlarımızla bir araya gelmek, bu bölgedeki temsilciliklerimizin, şubelerimizin daha güçlü olmasını temin etmek, bölgeler arasında, şehirlerarasında, okullar arasında iş birliklerini güçlendirmek. İnşallah bunu başlangıç gibi görüyoruz. Bugün itibariyle TGTV olarak ve bünyemizdeki bütün sivil toplum kuruluşlarının önümüzdeki aylarda buralara daha çok gelmesini, buralardaki yapılarını güçlendirmesini, buralara yönelik faaliyetlerini artırmasını çok önemli buluyoruz. Her kesimin bu sürece destek vermek için elinden geleni yapmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Eğer maksadımız birliğimizi, beraberliğimizi, daha aydınlık yarınlarımızı sağlamaksa o zaman herkesin kendinden bir şey koyması lazım. Herkesin elini taşın altına koyması lazım diye düşünüyorum. İnşallah bugün hayırlara vesile olur.”
Rojin Kabaiş’in Amcası Ahmet Kabaiş X Hesabından Açıklama Yaptı
Rojin’in amcası Ahmet Kabaiş, Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş’in kızının fotoğrafını Bilal Erdoğan’a gösterdiği anın fotoğrafının sosyal medyada tartışılması üzerine X hesabından şu açıklamayı yaptı:
“Basına ve kamuoyuna, Öncelikle dünden bu yana sosyal medyada basında ve farklı mecralarda Rojin yeğenimizin, Rojin kızımızın gündeme getirilmesine, konuşulmasına ve sesinin duyurulmasına katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.
Dün Diyarbakır’daydık. Sayın Bilal Erdoğan’ın Diyarbakır’da Ulu Cami civarında olduğunu gördüm. Yanına giderek selam verdim ve kendimi Rojin Kabaiş’in amcası olarak tanıttım. Rojin kızımızın adalet süreci hakkında kendisine kısa bir bilgilendirme yaptım. Kendisi beni dinledi. Kendisine teşekkür ediyorum.
Rojin’İn başına gelenlerin aydınlatılması gerektiğini ve adalet talebimizi kendisine anlattım. Kendisine, abim Nizamettin’in de burada olduğunu ve isterse kendisiyle görüştürmek istediğimi söyledim. O da memnuniyetle görüşebileceğini ifade etti.
Daha sonra abim Nizamettin geldi. Ancak camiinin önünde çok büyük bir yoğunluk vardı. Sayın Bilal Erdoğan’la görüşmek, sorunlarını ve taleplerini anlatmak isteyen çok sayıda insan vardı. Biz de kimsenin önüne geçmemek adına biraz geride bekledik. Öncesinde benimle konuştuğu için beni Rojin’in babası zannetmiş. Ben de kendisine, ‘Rojin’in babası abim burada’ diyerek abimi tanıştırdım. Kendisi de abimle görüştü ve onu dinledi. Nizamettin abim de kendisine açık bir şekilde şunu söyledi: ‘Gülistan Doku’nun başına ne geldiyse, benim kızımın da başına aynı şey geldi.’ Biz de Rojin’in başına ne geldiğinin tüm yönleriyle aydınlatılmasını istiyoruz. Rojin’in başına gelenleri bilmek, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz. Biz her yerde aynı şeyi söyledik, söylemeye de devam edeceğiz: ‘Rojin intihar etmedi. Rojin katledildi.’ Sayın Bilal Erdoğan’a da bunu açıkça ifade ettik. Herkese aynı şeyi söylemeye devam edeceğiz. Çünkü bizim kızımızın başına ne geldiğini bilmek ve gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz. Aynı görüşlerimizi daha önce Sayın Adalet Bakanı’na, Sayın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’na, siyasi partilerin genel başkanlarına, grup başkanvekillerine ve farklı siyasi görüşlere sahip tüm siyasi partilere de ilettik.”